1968 yılının hemen başında, Türk popunun kalbinin attığı bir yer haline gelmiş olan Doğan Şener'in Müzik Klübü” ‘Yılın Sanatçıları' nı açıklar üçüncü kere. Üst üste iki yıl birinci ilan edilmiş Mavi Işıklar bu sefer üçüncü seçilmiştir.
Çok başarılı bir yıl geçirmiş olan bir başka ekip, Durul Gence 5, birinci olmuştur bu yıl ama, 1968 yılının hemen başında piyasaya verilen “The Seventh Son / Tatlı Bela / Gözyaşları / In My World” adlı plak, grubu haftalık listelerde yine en yukarıya taşır. Konserler de bütün hızıyla devam eder. Dönemin pop kraliçesi Ay-Feri ile İzmir'de verdikleri konser büyük gürültü koparır ve grup İzmir'de sürekli olarak çalışmaya başlar.
Mavi Işıklar, ‘Benelüks Aile Çay Sarayı' nda, Nuri Sesigüzel ve Ayfer Başıbüyük'ün de bulunduğu kadroda, ‘Modern Takdimci' Gürhan Gözaydan'ın show'undan hemen sonra sahneye çıkarlar ve neredeyse her gün kıyamet kopar bu ‘Çay Sarayı'nda. “Tatlı Bela” plağı da çok iyi satmakta, başta Ses,Diskotek ve Milliyet olmak üzere, bütün dergi ve gazeteler bu plağı okurlarına dağıtmak için yarışmaktadır. Aynı sıralarda, Topkapı Festivali'nin de elemeleri yapılır. Altın Mikrofon'un katkıları ile epeyce yol almaya başlamış ve yükselme dönemine girmiş Türk popuna bir destek de, bu festival ile birlikte gelir. Yapılan elemelerde; Mavi Işıklar, aralarında; İlham Gencer, İsmet Sıral Orkestrası, Kadri Ünalan Orkestrası, Selçuk Alagöz Orkestrası ve Yalçın Ateş Orkestrası gibi ağır topların da bulunduğu güçlü ekiplerle birlikte finale kalır. Grup “Üsküdar” ile katılmıştır yarışmaya. Birkaç dalda yapılan yarışmanın ‘Düzenleme' dalında Mavi Işıklar birinci olur. Ve her yarışmada olduğu gibi, bu yarışmanın ardından da; kavgalar, küskünlükler, dedikodular çıka gelir. Dönemin en önemli müzik dergisi Diskotek, festivali değerlendirdiği bir yazıda şöyle demekte: “Topkapı Festivali'nin finalleri de elemeleri gibi, bir çok gerçekleri göz önüne serdi. Gerçek müzisyen ile bu işin sadece tüccarlığını ve saoytarılığını yapan kişiler o gece de kendilerini bir kere daha belli ettiler. Ünlü bir topluluğun oy toplamak amacı ile yüzlerce liralık bilet dağıtması ve salona arka kapıdan seyirci alması ne kadar yüz kızartıcı bir olaysa, İstanbul Erkek Lisesi'nin bütün aletlerini diğer gruplara kullandırmaları, Mavi Işıklar'ın programı saat 11.30'da bittiği halde konser sonuna kadar trampet ayağını başka bir topluluğa verdikleri için beklemeleri öylesine asilce davranışlardı...” Bu yazıdan, İsatanbul Erkek Lisesi ile birlikte, Mavi Işıklar'ın “asilce” davrandıklarını öğrenmiş oluyorduk ama, “tüccar ve soytarılar” konusu tamamen karanlıkta kalıyordu. Bu yarışmadan hemen sonra, Mavi Işıklar, en büyük hit'leri haline gelecek plaklarını yayımladılar... “İyi Düşün Taşın / Ain't That So?”... Arkasından da, kendi adlarını taşıyan ilk ve tek albümlerini... Herkesin, yalnızca birikmiş ve bir albüm doldurabilecek miktara ulaşmış 45'liklerini bir LP'ye topladığı günlerde; Mavi Işıklar, neredeyse tamamen yeni şarkılardan oluşan bir albüm çıkarmıştı. Ülkü Aker, tepyeni şarkılara Türkçe söz yazmış, bunların üzerine de ‘seçme' İngilizce şarkılar eklenmişti. LP'lerin genellikle satmadığı o günlerde bu albüm çok satar ama asıl gürültüyü “İyi Düşün Taşın” 45'liği koparır. Bu şarkı hem Mavi Işıklar'ın en sevilmiş şarkısı haline gelir, hem de Türk popunun en büyük hit'lerinden biri olur. “Faydası Yoktur Gözlerdeki Yaşın” diye başlayan şarkı; mahalle aralarında ve stadyumlarda “hamama gittim hamam sıcaktı” şekline dönüştürülür, çoluk çocuk hep birlikte söylenir. Bir sonraki ‘uyarlanmış' dize ise, bizden çok, dönemin sosyolojisi ile ilgilenenlere çok şey ifade ediyor olmalı: “Kızlara baktım çırılçıplaktı...” GİTMEDEN ÖNCE Eylül'68 ile birlikte, Mavi Işıklar, yeniden bütün dergi ve gazetelerde boy göstermeye başlar. Son plağın başarısının üstüne, grubun dördüncü yılı bitirip, beşinci yıla girişi de eklenmiştir. Bütün basın, çok başarılı geçmiş, yüz binlerce plak satarak, konser mekanlarını tıklım tıklım doldurarak, çeşitli yarışmalarda çok iyi derece elde ederek bugünlere gelmiş grubu yere göğe koyamaz. Hepsi, “Beş Yaşına Bastılar” diye özetlenebilecek başlıklar atıp, uzun değerlendirme yazıları yayımladılar Mavi Işıklar ile ilgili olarak. Aynı yılın sonlarına doğru da bir başka 45''ik çıkar: “Ağla Çocuk Gibi / Giresun Kayıkları”... Yeni yılda da, nihayet Topkapı Festivali'nde birincilik getirmiş “Üsküdar” ın plağı yayımlanır. Şarkı, nedense plağın “B” yüzüne alınmış ve ön yüze “Büyük Babam Derki” adlı şarkı konmuştur. Zaman konserlerle geçer durur. O zamanların en gözde konser mekanları olan Caddebostan Budak Sineması ve Yeşilköy'de ki Sine-Ak Sineması'nda unutulmaz konserler verir Mavi Işıklar. Budak'daki konserlere, o sırada ülkemizde çok popüler olan Bulgar şarkıcı Lili Ivanova ile birlikte çıkmıştır Mavi Işıklar. Ağustos'69'da grup elemanlarından Metin Yavuzdoğan evlenir. O güne kadar hep ‘bekar gezen' gruptan ilk defa Metin seçmiştir ‘dünya evine girmeyi'... Grup ile ilgili son keyifli haberlerden biri olur bu... Sonrasında ayrılık ve askerlik haberleri girecektir araya. Grubun üyelerinin tamamı henüz askere gitmemiştir ve hep birlikte gitme planları yapmaktadırlar. Mavi Işıklar'ın ayrılık haberi, dönemin en önemli eleştirmenlerinden Ferdi Yücedağ'ın “Hafif Batı Müziği” adlı köşesinde yer alır. Bu haberi, grup, Ses dergisinde yalanlar: “Eskisinden daha güçlüyüz” der bütün ekip hep bir ağızdan. Ama ayrılık haberleri de boşuna çıkmamıştır... Askerlik çağının gelmesinin yanında, grup Sayan ile olan işbirliğine de son vermiştir. Türlü çeşitli başarılarla dolu olan Sayan/Mavi Işıklar işbirliği, “Büyük Babam Derki” plağı ile birlikte sona ermiştir. Sayan, bünyesine, Anadolu Pop'un en büyük isimlerini katarak yoluna devam ederken; Mavi Işıklar, Batı Plak adlı küçük bir firmadan “Light My Fire / Gül Dalı'69 / Ob-La-Di, Ob-La-Da“ adlı 45'liği çıkartır. Ancak bu firma, Mavi Işıklar gibi çok popüler bir grubun ağırlığını kaldıracak bir firma değildir, bu nedenle Mavi Işıklar; Türk popunun en kayda değer isimlerini kendinde toplama iddiası ile yola çıkmış Disko'dan teklif alır ve kabul eder... Zaten 60'ları bitirmiş ve 70'lere girmişizdir artık... İYİ DÜŞÜN TAŞIN 70'ler ise, Türk popu için ‘Anadolu pop' demektir ... Barış Manço, Fikret Kızılok, Cem Karaca , Erkin Koray ve Moğollar fırtına gibi esmektedir artık. Çıkışını ‘Anadolu Pop' ile yapan Mavi Işıklar ise; belki plak firmalarının ısrarı ile belki de değişimi tam olarak kavrayamama sebebi ile, İngilizce ya da Türkçe sözlü şarkı yapmakta ısrar eder. Hiç şüphesiz hala çok popülerlerdir. Sahne show'larında hala ‘ilginçlik' sergilemeye gayret etmekte (yatak odalarını sahneye taşır, pijama ile söylerler şarkılarını), Disko'dan çıkan plaklar da hala satmakta ve listelere girmektedir. Disko'dan çıkan ilk plak “Gitme Kal / Venüs ve Aşk” olur. Grup elemanlarından Nejat Toksoy, Ses dergisi için,“ Bütün yönleri ile Pychodelic ve Underground müzik” yazı dizileri hazırlarken, dergi ve gazeteler, “Underground yadırganırken folka karşı alaka artıyor” başlıklarını atmaya başlamıştır. Bir süre sonra, Mavi Işıklar'ın, Ajda Pekkan ile turneye çıkacağı haberleri çıkar ama Ajda Pekkan Moğollar ile birlikte çıkar turneye. 1970'in bitmek üzere olduğu günlerde ise, grubun kurucularından Cihat Günaydın ayrılır ve yerine Fikret Ural gelir. Hemen arkasından da “Sevgilim / Zaman” adlı bir başka 45'lik. Bu plak, tepesine “Söyle Sazım” ile Fikret Kızılok'un kurulmuş olduğu listelere alt basamaklardan girer. Zaten, bu listelerin üst basamakları tamamen kapılmıştır artık: “Tello” ile Modern Folk Üçlüsü, “Dadaloğlu” ile Cem Karaca, “Dağlar Dağlar” ile Barış manço Anadolu Pop'un borusunu en üst perdeden öttürmektedirler. Folk olmadığı halde satabilen yalnızca iki isim vardır: Ajda Pekkan ve Erol Büyükburç... Kısa bir süre sonra da, grup, Disko'dan son 45'liklerini piyasaya çıkarır: “ Aşk Çiçeği / Yaramaz Ne Oldu Sana”... Sözleri, çoğu şarkılarında olduğu gibi Yeşim Demirci yazmıştır. SON VE BAŞLANGIÇ Bir süre sonra, Mavi Işıklar, çalışmalarını önce yavaşlattı sonra da tamamen sona erdirdi. Türk popu artık bambaşka yollara doğru akmaktaydı. Mavi Işıklar, Türk popunun kendisini arabeskin kucağına tamamen bırakmasından önce “paydos” diyen çok az sayıdaki gruplarımızdan... 90'ların başına kadar böyle sürdü bu. Ama 90'lar ile birlikte, ekibin bir kısmı yeniden bir araya geldi. Metin ve Çetin Yavuzdoğan kardeşler ile Nejat Toksoy yeniden yazmaya ve üretmeye başladılar hemen 90'ların başı ile birlikte. Bu yılın ilk aylarında da, 1968 tarihli ilk albümleri, Almanya'da, 60 ve 70'lerın Türk grupları ile ilgilenen (plağı basılanların arasında; 3 Hürel, Moğollar ve Erkin Koray da var) bir firma tarafından yeniden basıldı... Şimdi de ‘best of' ları ile Ada Müzik'ten, önümüzdeki bir-iki ay içinde yayımlanacak. Sonra, kimbilir, belki de yepyeni şarkılardan oluşacak bir albüm gelecektir. Mavi Işıklar; anıların yanında, aşkların da unutulmaz olduğu o yılların içinden geçip gelmiş bir grup. Naim Dilmener İktidarsız - 15 Temmuz 2003


